diyarbakirhuder.sitemynet.com
Anasayfa Albüm Basında HUDER Duyurular İletişim Makaleler

Basında HUDER


yarg_ya_mudahale.jpg

YARGIYA MÜDAHALE

24.03.2006
Diyarbakır Söz

YARGIYA MÜDAHALE

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) ile MAZLUMDER Diyarbakır Şubeleri, yaptıkları ortak basın açıklaması ile Şemdinli olayı sonrasında meydana gelen ve etkisi halen devam eden gelişmeleri değerlendirdi.

haberin devamı için üzerine t ı k l a y ı n ı z . . .

ortak.jpg

DİYARBAKIR'DA 13 STK'DAN SAĞDUYU ÇAĞRISI

Diyarbakır'da son günlerde meydana gelen olaylarla ilgili olarak Diyarbakır'da faaliyet yürüten ve aralarında HUDER'in de bulunduğu 13 Sivil Toplum Örgütü bir araya gelerek, Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi'nde ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklaması 31 Mart Cuma günü (bugün) saat 10.00'da, Mazlum-Der Diyarbakır Şube başkanı Av. Nesip Yıldırım tarafından okundu.

Basın açıklamasının tam metninini okumak için üzerine tıklayınız...

29.03.2006
Sabah

"ESNAFA BASKI UYGULAMAK DEMOKRATİK HAK DEĞİL VE KABUL EDİLEMEZ"

Hukuki Araştırmalar Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Recep Kandemir, ''Kepenk kapatmaları için esnafa baskı uygulamanın, hukukça korunan en temel haklardan olan mal emniyetinin hedef alınmasının demokratik hak arama olarak nitelenemez ve kabul edilemez olduğunu'' belirtti.

Kandemir, yaptığı yazılı açıklamada, dün Diyarbakır'da meydana gelen sivillerin, polislerin ve gazetecilerin yaralandığı olayları kaygıyla izlediklerini bildirdi.

Son yıllarda AB Uyum Yasalarının da etkisiyle bölgede huzur ve özgürlükçü bir havanın hakim olmasına rağmen Diyarbakır'da yaşananların huzur ve özgürlükçü havayı gergin bir ortama çevirdiğini kaydeden Kandemir, yaşanan olayların hukuk ve demokratik hak kavramlarının sınırlarını aştığını, halkın başta can ve mal emniyetinitehdit boyutlarına vardığını aktardı.

Hukuk sınırlarını aşan bu eylemlerin kimseye yarar getirmeyeceğini, aksine bunun sosyal ve ekonomik anlamda bölgeye çok ciddi zararlar vereceğini ifade eden Kandemir, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

''Yaşanan olumsuzluklar ve kimi marjinal grupların, cebri yollara başvurarak kepenk kapatmaları için esnafa baskı uygulaması hukukça korunan en temel haklardan olan mal emniyetini hedef almaları demokratik hak arama olarak nitelenemez ve kabul edilemez. Yaşananlar uzun zamandır uyum yasaları ile geliştirilen özgürlükçü havayı hazmedemeyen kesimlerin ekmeğine yağ sürmüştür.''

11 Ağustos 2005
Tercüman

RECEP KANDEMİR (HUDER Diyarbakır Şube Başkanı): "1 Eylül'de çıkacak olan Terörle Mücadele Yasası, AK Parti Hükümeti'nin demokratikleşme ve insan hakları alanında yaptığı devrim niteliğindeki değişime gölge düşürebilir. Kaldı ki, bu konuda Adalet Bakanı'nın belirttiği gibi Türk Ceza Kanunu'nda terörle mücadeleyi sağlayacak yasal düzenlemeler zaten var. Bu konuda ilâve yeni bir yasa değişikliği, hak ve özgürlükleri kısıtlayacaktır. Bu da hükümetin Avrupa Birliği ile ilgili kamuoyunda oluşan imajını zedeleyecektir."

05.04.2006
Diyarbakır Söz

HUDER: FİŞLEME HUKUKİ DEĞİL

Dün yazılı açıklamada bulunan HUDER Diyarbakır Şubesi Başkan Yardımcısı Ahmet Yeşil, hukuki ve yasal hiç bir dayanağı bulunmayan fişleme olayının Genel Kurmay Başkanlığı tarafından da inkar edilmediğini belirterek, ihtiyaç duyulan bilgilerin bu yönde olmaması gerektiğini ifade etti.

24.03.2006
Günedoğu Ekspres


"DEMOKRASİ, SİVİL TOPLUM TEHLİKEDE"

MAZLUM-Der ve Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Diyarbakır şubeleri, ortak bir açıklama yaparak, Şemdinli tartışmalarıyla demokratik rejimin, sivil toplumun ve bağımsız yargının tehlikede olduğunu iddia etti. Mazlum-Der Şube Başkanı avukat Selahattin Çoban ve HUDER Şube Başkanı avukat Recep Kandemir, ortak bir açıklama yaparak, Şemdinli'de patlayan bomba ve ardından hazırlanan iddianame nedeniyle yaşanan tartışmaları değerlendirdiler. Önce konuşan HUDER Başkanı Kandemir, Şemdinli olaylarından sonra başlayıp, halen de devam eden gelişmelerin, demokratik rejimi, sivil toplumu ve bağımsız yargıyı tehlikeli bir noktaya getirdiğini savundu. Kandemir "Askeri hiyerarşide emir-komutaya uyma zorunluluğu bilinen bir gerçek iken, bu emri veren komutanlar ve buna göz yuman amirlerin yargılanmaması, olayın seyrini değiştirmiş, yargılama süreci hükümet-asker, yargı-asker çekişmesi alanına kaydırılmış ve Şemdinli olayının aydınlanmasına olan inancı azaltmıştır" diye konuştu. Mazlum-Der Başkanı Çoban; Savcı Ferhat Sarıkaya'ya açılan soruşturma ve Genelkurmay'ın son açıklamanın bağımsız yargıya müdahale olduğunu, yargının açıkça baskı altına alındığını anlatan Mazlum-Der Başkanı Selahattin Çoban ise şu görüşlere yer verdi: "Türkiye'de yıllardır meydana gelip bir türlü asıl failleri bulunamayan ancak kamuoyunda bu yasadışı uygulamalardan bazılarının bizzat kamu görevlileri tarafından işlendiğinde kuvvetli belirti olan suçların işlenmesinden sonra, yetkililerin "kutsal vatan, ulvi amaç, şerefli kişiler, güzide kurum, kurumu yıpratmayalım" gibi gerekçelerle, şüphelilerin, yetkili beyanlarıyla hiçbir şekilde korunmaması, olaylara adı karışan kişilerin makam ve rütbelerine bakılmaksızın yargılanmalarını engelleyen "dokunulmazlık veya izin sisteminin" tümden kaldırılmasını, daha sonra suçluların adil mahkemede yargılanması, suçsuz ise beraat, suçlu ise de cezalandırılması ve bu şekilde adaletin sağlanmasını talep etmekteyiz. Ancak bu şekilde kamuoyu vicdanında temizlenme olanağı sağlanabilir" dedi.

diyarbakirhuder@mynet.com